19 Mart 2007 Pazartesi
günüm çok kötü geçti.okulda nöbetçiydim.sürekli olarak etrafındakilere bağıran bir tip.koridorda koşmayın! sınıfta oyun oynamayın!oğlum acele et! kızım yüksek sesle konuşma!nereye gidiyorsun, zil çaldı gibi.bunlara benzer bir sürü kızgın,bağırmaklı,anlamsız belki gereksiz bir sürü cümle döküldü ağzımdan.eve geldim, koltuğa yığıldım.neden bu kadar yorgundum?okulda yaşadıklarımı düşündüm.verdiğim hayat bilgisi performans ödevini iki öğrenci yapmamıştı,diğerleride savsaklamıştı.sadece bir öğrencim tam anlamıyla yapmıştı.neden oyaptı da diğerleri önemsemedi?üstelik bir aya yakın bir zaman tanımıştım.buna benzer örnekler çoğaltılabilir.bir öğretmen neden yapılmayan bir ödev ya da yerine getirilmeyen sorumluluklarda bu kadar sarsılır.bu kadar sinirlenir.bu çocukları aileleri bile bu kadar önemsemezken...belki de aileler sahiplenmediği için acıyoruz, sahip çıkmaya çalışıyoruz o çocuklara. sahipleniyoruz,evet. çünki sahip olduğumuz bu sınıf,bizim ileride egomuzu tatmin edecek.meslekteki başarımız sınıfımızla değerlendirilecek.ama bu doğru mu? tabiki değil .başarıda bir çok faktör rol oynuyor.işte burada profesyonellik devreye girmeli.ve bir daha çıkmamalı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder